şiir forum »»-(¯`v´¯)-» Türkiye'nin En İyi Şiir Sitesi


TURKIYE'NIN ILK VE TEK SIIR FORUM SITESI KATIL SENDE

aşk siirleri, ask sözleri, ayrılık siirleri, ayrılık sözleri, sevgi şiirleri, sevgi sözleri,

Giriş yap

Şifremi unuttum

En iyi yollayıcılar

By-Prens (293)
 
kayabey65 (226)
 
BERÇEM (64)
 
cevat köksal (53)
 
Buket (46)
 
sonerdemotag (16)
 
mihriban (14)
 
mlcapital (12)
 
icraaaat (10)
 
beyzamr (8)
 

En son konular

» EN GÜZEL AŞK ŞİİRİ
Cuma Haz. 05, 2015 2:51 pm tarafından ATTILA1983

» TARIK YİĞİT AŞK ŞİİRİ
Cuma Haz. 05, 2015 2:32 pm tarafından ATTILA1983

» HALİM
Ptsi Mart 16, 2015 8:57 pm tarafından 28yasin28

» biraz cesaretli olsanda beni sevdiğini söylesen hiç kimseden korkmadan
Ptsi Mart 16, 2015 8:35 pm tarafından 28yasin28

» bilmiyorum
Salı Mayıs 27, 2014 6:54 pm tarafından xlxllord

»  umut
Paz Ara. 01, 2013 11:32 pm tarafından iizzkk

» Gözlerimden anla
Cuma Kas. 08, 2013 1:13 am tarafından meftun

» Gözlerimdeki darağacı
Ptsi Eyl. 16, 2013 2:29 am tarafından DeadWriter

» Merhaba
Ptsi Eyl. 16, 2013 2:28 am tarafından DeadWriter

» Özledim Seni - Can Yücel
Paz Şub. 17, 2013 6:19 pm tarafından cevat köksal

» Yazım hayatımın başlangıcı
Perş. Ocak 31, 2013 3:07 pm tarafından profeN28

» Ölmez Atatürk
Cuma Ocak 25, 2013 1:57 pm tarafından cevat köksal

» ellerimi tut
Cuma Ocak 25, 2013 1:53 pm tarafından cevat köksal

» Merhaba :)
Çarş. Ocak 23, 2013 6:53 pm tarafından Allegria

» 23 MART 2012 DUYURU
Perş. Ocak 10, 2013 1:42 pm tarafından cevat köksal

» MURADA ERMEDİM
Ptsi Ocak 07, 2013 12:33 pm tarafından cevat köksal

» DUDAKLARIN ÜRPERSEDE SÖYLESİN
Ptsi Ocak 07, 2013 12:22 pm tarafından cevat köksal

» Sevdiği kıza şiir yazdı....
Ptsi Ocak 07, 2013 12:08 pm tarafından cevat köksal

» Sevdiği kıza şiir yazdı....
Ptsi Ocak 07, 2013 11:55 am tarafından cevat köksal

» İstanbulda güzelmiş, senin kadar olmasa da
Salı Kas. 06, 2012 8:54 pm tarafından sudayisil

Haftanın en aktif yollayıcıları

Ayın en aktif yollayıcıları

Kimler hatta?

Toplam 2 kullanıcı online :: 0 Kayıtlı, 0 Gizli ve 2 Misafir :: 1 Arama motorları

Yok


[ Bütün listeye bak ]


Sitede bugüne kadar en çok 211 kişi Çarş. Ağus. 09, 2017 3:16 pm tarihinde online oldu.

Siir.Forumm.Biz

Anahtar-kelime


    En Büyük Aşk..

    Paylaş
    avatar
    By-Prens
    Yönetici

    Yönetici

    üst
    Ad-Soyad : Mehmetcem
    Nerden : Antalya
    Okul İş : Üniversite
    Cinsiyet : Erkek
    Mesaj Sayısı : 293
    Puan : 826
    Teşekkürler : 11
    Yaş : 27
    Lakap : Prens
    Kayıt tarihi : 23/01/10
    Doğum tarihi : 16/03/90
    alt

    default En Büyük Aşk..

    Mesaj tarafından By-Prens Bir Perş. Haz. 10, 2010 8:26 am

    Oturuyorum gözlerim kapalı düşünüyorum bir hayal kuruyorum. Seninle
    bizim yaşadığımız evi düşünüyorum. Sabah ben erkenden uyanıyorum.
    Hazırlanıp dışarı çıkacağım. Hazırlık yapmamız gerek akşama
    misafirlerimiz var. Önce güzel bir duş alıyorum sonra giyiniyorum. Sen
    hala daha mışıl mışıl uyuyorsun. Seni uyandırmak istemiyorum. O kadar
    güzelsin ki bunu sana anlatamam.
    izafet.Com - En Büyük Aşk..... Dışarı çıkıyorum arabamızın anahtarları
    elimde otoparka giriyorum ve yavaş vayaş arabanın yanına yanaşıp kapıyı
    açıyorum. Güzergah en yakın market... Gerekli alışverişi yapmam fazla
    sürmüyor. Geri dönüş yoluna giriyorum. Bir şey mi unuttum acaba... Yolun
    kenarında bir çiçekçi var. Arabayı sağa çekiyorum ve çiçekçiye girerek
    senin için sarı bir gül alıyorum. Sonra tekrar arabaya geldiğim yoldan
    geri dönerek tekrar eve dönüyorum. Ve kapıdan içeri girerken “hayatııım”
    diye sesleniyorum sıcak ve marur bir sesle.. Fakat sen halen daha
    güzellik uykundan uyanmamışsın. Çiçeği yanıma alıyorum. Küçük bir not “
    uyandırmaya kıyamadım “ Basşucuna bırakıyorum. Sana bağlılığın bir
    ifadesi... Mutfağa geçip kahvaltılık bir şeyler hazırlamaya koyuluyorum.
    “ Aşkım uyandığında her şey hazır olmalı “ diyorum kendi kendime..
    Biraz domates peynir salam.. Kahvaltı sofrasının kalabalık olmasını
    istemiyorum.. Oranın kalabalığı biz olmalıyız.. Çay evet şimdi çay
    hazırlanıyor. Hmmm.. Bide rafadan yumurta.. Şimdi oldu... Soframız
    hazır.. Bu arada senin uyandığını farkedemiyorum. Oysa seni hissetmek
    isterdim.. Herşeyinle.. Sessizce ben hazırlık yaparken sen arkadan
    sarılıyorsun.. “ Canım benim seni seviyorum.. “ diyorsun bana “ bende ..
    bende seni seviyorum...” Mutluyuz ikimizde çünkü mutluluğumuza gölge
    düşürecek hiç bir şey yaşamadık çünkü birbirimize sevgiyle bağlıyız
    çünkü bizim tek güvencemiz yine ikimiziz.. Eeee ne de olsa bu dünya
    bizim kendi dünyamız ve bunu biz kurduk. Kendimiz için çoçuklarımız
    için.. Kimsenin mutluluğumuzu engellemesine izin veremeyiz. Birbirimize o
    kadar çok güveniyoruz ve o kadar çok bağlıyıyz ki nikah işlemlerini
    bile önemsemiyoruz. “Off allahım biz şimdi haftaya Cuma evleniyormuyuz”
    diyerek birbirimize gülüyoruz sonrada “ ne gerek vardı ki biz böyle
    iyiydik” diyoruz. Birbirimize ve kendimize güveniyoruz...
    Şimdi iş vakti seni yalnız bırakmak istemiyorum. Masayı toparlamak için
    birbirimize yardım ediyoruz. “Keşke bitmeseydi..” diyoruz birbirimize
    bakıp ama biz bunları sürekli yaşıyoruz. Ben çıkış kapısına doğru
    yavaşça yaklaşırken sen arkamdan geliyorsun. Elimi tutuyorsun sürekli
    beni bırakmak istemez gibi bir halin var. Biraz da yaramazsın tabi ama
    bu çekilir bi durum.. Bana skıca sarılıyorsun..
    “- Akşama geç kalma..
    - Peki canım..
    - Biliyorsun misafirlerimiz var...
    - Hıhım biliyorum canım..
    - Seni seviyorum canım..
    - Bende ben de seni seviyorum..
    - Gitmeni istemiyorum.. Ne zaman bitecek bu işler.. Ne zaman
    seninle....”
    Elimi yüzüne uzatıyorum ve işaret parmağımla dudağını engelliyorum..
    “ -Şşş bana şimdi öyle bir hediye ver ki hayatımın bir anlamını olduğunu
    gittiğim yerde başarılı olmak için bir sebebim olduğunu ve kendime
    dikkat edip her zaman geri dönmem için mutlak bir sebep olduğunu bana
    unutturmasın..
    - İşte hediyen canım..”
    Yoğun bir dudak temasından sonra dışarı çıkıyorum.. Dış kapıdan da
    çıktıktan sonra yavaşça geri dönüp pencereye bakıyorum.. Ordan masum bir
    ifade ile beni izliyorsun.. Öeylece duruyorum bana sanki bir daha geri
    dönmeyecekmişim gibi bakıyorsun.. “Üzgünüm canım ama bizim ve
    çocuklarımızn geleceği için gitmem gerek “ diyorum ve hızla yola
    koyuluyorum. Of Allah’ım yapılacak çok iş var.. Ama sen hep aklımdasın..
    Dudağımda öyle bir iz bırakmışsın ki ne yapacağımı nereye gideceğimi
    kendime nasıl dikkat edeceğimi iyi biliyorum. İnsanlar sokaklarda bir
    adam var koşuyor.. sanırım işine geç kalmış.. Bende geç kalmamalıyım. Şu
    gaza biraz daha bassam iyi olacak.. Bir an önce gidip işlerimi
    halletmeli ve sana geri dönmeliyim. Ne kadar güzel bir hayat.. Senin
    aklında ben benim aklımda sen.. Evet bu hayatın güzelliğinin; senin için
    ben benim için de sen olduğunu hatırla***** hızımı biraz daha
    arttırıyorum........
    ......Evet sonunda... Paydos.. Bu günkü iş bitti.. Ama önümde çok günler
    var.. Şimdi dönüş yolundayım.. Fakat o da ne ? Telefon çalıyor..
    Sanırım geç kaldım..

    - Efendim
    - Hayatım nerdesin?
    - Yoldayım canım geliyorum..
    - Tamam canım seni özledim ve misafirlerimiz de geldi..
    - Anlaşıldı komutanım..
    - Hmmm.. Bunun bir de cezası olacak tabi..
    - Anlaşıldı komutanım..
    - Seni bekliyoruz..
    - Tamam canım geliyorum. “
    Allahım nasıl geç kalırım.. bir an önce gitmeliyim.. Hızımı arttırıp
    vitesi yükseltiyorum.. Çalıştığım iş alanının sınırları içerisindeyim.
    Yol karanlık.. Ne bir sokak lambası ne karşıdan gelen ne de beni takip
    eden bir araç var.. Daha fazla geç kalmamalıyım.. Bir vites daha
    yukarı.. sanırım bu dört oldu.. Hmm dikkatli olmam gerek.. Sanırım bu
    yoldan bir tanker geçmiş.. Yolda boylu boyunca uzanan bir yağ şeridi
    var.. Arada bir şerit kesiliyor tekrar başlıyor......Aman Allah’ım....
    .......O hiçbir şeyden habersizdi.. Bildiği tek şey aşkının yolda olduğu
    ve her an için kapıyı açabileceğiydi.. Misafirleri ile ilgilenmesi
    gerekiyordu.. Ablası gelmişti eşiyle birlikte... Tatlı bir muhabbetin
    ortasındaydılar.. Birden bir kapı sesi duyar gibi oldu.. Yerinden
    fırladı aşkım geldi diye.. Ama yok! gelen kimse yoktu.. Ablası sordu ne
    oldu diye.. “Hiiç sadece kapı açıldı sandım..” ama gelen yok!.. Üzgün
    bir tavırla tekrar kalktığı koltuğa geri döndü.. Önündeki sehpaya
    gözleri daldı.. Ve derin bir iç çekti.. “Off neden bu kadar geç kaldı?”
    İçinde nedenini anlamadığı bir endişe vardı.. Ablası “
    - Neden bu kadar heyecanlısın bu akşam bakalım
    - Hiiç
    - Pek te hiç değilmiş gibi
    - Evet
    - Nedir? Bir müjdemi var yoksa
    - Nerden bildin ablacım?
    - Sadece tahmin ettim. Bende müjde vereceğim zaman böyle heyecanlanırım
    - Evet bir müjdem var. Yani aslında bunu ona dün akşam söyliyecektim ama
    Söyleyemedim bu müjdeli haberi sizinle beraber vermek istedim. Yani en
    azından söylerken güçlük çekmemek için
    - Nedir müjden? Bizi bekletmezsin herhalde gerçi ben tahmin eder gibi
    oldum ama sen yinede söyle
    - Evet su bence de söyle bende meraklandım iyice
    - Şeyy.. Bir çocuğumuz olacak
    - Ne kadar güzel ama bunu ona söylemek bu kadar zormuydu?
    - Heyecan ablacım heyecan
    Kısa bir sessizlik oldu ve gözleri yine önündeki sehpaya daldı.. Yine
    bir iç çekti ve kendi kendine
    - Yolunda gitmeyen bir şeyler var
    - Ne gibi?
    - Bilmiyorum.. İçimde henüz anlam veremediğim bir hüzün var
    - Sanki bir şeyler olacak gibi sanki.. sanki.....
    - Dert etme bu kadar Su bende bir erkeğim o da şimdi senin yanında olmak
    için can atıyordur.. Sabırsızlanıyordur.. Hatta her an için kapıdan
    girebilir..
    Yine bir sessizlik gözleri yine sehpa da bir iç çekiş daha “ Ne oldu
    niçin hala gelmedi? “ Bir anda sehpa da odaklanarak göz bebekleri
    büyümeye başlar.. Ruhunun derinliklerinden gelen o acı kalbine tıpkı bir
    bıçak gibi saplanıverir.. Artık hüzünden eser yok.. Yüzü kasılmaya
    başlar.. Ellerini titreyerek göğsüne doğru g**ürür ve kendine tıpkı
    sevgilisine sarılıyormuşcasına sıkı sıkıya sarılmaya başlar ve kısık ve
    hızlı bir şekilde nefes almaya başlar.. Ablası ve eniştesi şaşkınlıktan
    dona kalmıştır.. Her şey bir anda olur.. Acı giderek artıyor.. Yüzündeki
    ve nefesindeki kasılma hat safhada bu sırada ağızını sonuna kadar açıp
    başını yukarı kaldırıyor.. Çığlık atmak istiyor fakat sesi çıkmıyor..
    Gözlerindeki buğulanma yaş damlalarına dönüştü bile yavaşça yanaklarında
    süzülüyor... Ablası büyük bir refleks ile yerinde fırlayıp omuzlarından
    tutuyor.. Ve geri dönüp eşine “
    - Çabuk bir kolonya su falan bir şeyler getir..
    - Allah’ım Su ne oluyor..
    - Su yalvarırım cevap ver..
    - Titremeye başladı çabuk oll
    - Su konuş beninle kendine gel ne olur..
    Ve yavaş yavaş gözleri kapanmaya başlar.. Nefesindeki ve yüzündeki
    kasılma yavaşça yumuşar ve sanki son nefesini verircesine bir nefes
    bırakır dışarı doğru.. Yavaşça koltuğun üzerine yığılır.. “ İşte kolonya
    geldi.. “ Ablası ne olduğunu anlamadan ellerine bileklerine alnına
    kolonya sürmeye onu kendine getirmeye çabalar ama nafile “ Su “ der
    boğuk bir sesle gözlerini açmaz açamaz.. Sağ elini hem korkuyla hemde
    titreyerek boynuna uzatır.. “ Aman Allah’ımmm!!!! “ “ Suuu!!” diye bir
    çığlık atar.. “ Olamaz hayır bu olamazzz “ fakat oldu. O öldü.. Nasıl
    yada nerde öldüğünüz önemli değildir.. Önemli olan bir şey varsa o da
    öldükten sonra nereye gideceğinizdir..
    Bu arada o! O bir daha o eve hiç gelemeyecek.. Ve belki de hatırlayacağı
    tek şey acı bir lastik sesi.. Hepsi bu kadar.. Birbirini delicesine
    seven iki insan artık asla ayrılmayacaklar.. Hep beraber hep birlikte
    olacaklar.. Ve orda sevdiklerini sevenlerini bekleyecekler.. Onlar artık
    sonsuza dek beraberler ... Ve mezar taşlarında dünya yok olana dek
    “Öyle birini sev ki sen ölünce o yaşamasın ” Yazacak....


    ---WwW.Siir.Forumm.Biz İMZASI ------------------------





      Forum Saati Perş. Ocak 18, 2018 11:32 am