şiir forum »»-(¯`v´¯)-» Türkiye'nin En İyi Şiir Sitesi


TURKIYE'NIN ILK VE TEK SIIR FORUM SITESI KATIL SENDE

aşk siirleri, ask sözleri, ayrılık siirleri, ayrılık sözleri, sevgi şiirleri, sevgi sözleri,

Giriş yap

Şifremi unuttum

En iyi yollayıcılar

By-Prens (293)
 
kayabey65 (226)
 
BERÇEM (64)
 
cevat köksal (53)
 
Buket (46)
 
sonerdemotag (16)
 
mihriban (14)
 
mlcapital (12)
 
icraaaat (10)
 
beyzamr (8)
 

En son konular

» EN GÜZEL AŞK ŞİİRİ
Cuma Haz. 05, 2015 2:51 pm tarafından ATTILA1983

» TARIK YİĞİT AŞK ŞİİRİ
Cuma Haz. 05, 2015 2:32 pm tarafından ATTILA1983

» HALİM
Ptsi Mart 16, 2015 8:57 pm tarafından 28yasin28

» biraz cesaretli olsanda beni sevdiğini söylesen hiç kimseden korkmadan
Ptsi Mart 16, 2015 8:35 pm tarafından 28yasin28

» bilmiyorum
Salı Mayıs 27, 2014 6:54 pm tarafından xlxllord

»  umut
Paz Ara. 01, 2013 11:32 pm tarafından iizzkk

» Gözlerimden anla
Cuma Kas. 08, 2013 1:13 am tarafından meftun

» Gözlerimdeki darağacı
Ptsi Eyl. 16, 2013 2:29 am tarafından DeadWriter

» Merhaba
Ptsi Eyl. 16, 2013 2:28 am tarafından DeadWriter

» Özledim Seni - Can Yücel
Paz Şub. 17, 2013 6:19 pm tarafından cevat köksal

» Yazım hayatımın başlangıcı
Perş. Ocak 31, 2013 3:07 pm tarafından profeN28

» Ölmez Atatürk
Cuma Ocak 25, 2013 1:57 pm tarafından cevat köksal

» ellerimi tut
Cuma Ocak 25, 2013 1:53 pm tarafından cevat köksal

» Merhaba :)
Çarş. Ocak 23, 2013 6:53 pm tarafından Allegria

» 23 MART 2012 DUYURU
Perş. Ocak 10, 2013 1:42 pm tarafından cevat köksal

» MURADA ERMEDİM
Ptsi Ocak 07, 2013 12:33 pm tarafından cevat köksal

» DUDAKLARIN ÜRPERSEDE SÖYLESİN
Ptsi Ocak 07, 2013 12:22 pm tarafından cevat köksal

» Sevdiği kıza şiir yazdı....
Ptsi Ocak 07, 2013 12:08 pm tarafından cevat köksal

» Sevdiği kıza şiir yazdı....
Ptsi Ocak 07, 2013 11:55 am tarafından cevat köksal

» İstanbulda güzelmiş, senin kadar olmasa da
Salı Kas. 06, 2012 8:54 pm tarafından sudayisil

Haftanın en aktif yollayıcıları

Ayın en aktif yollayıcıları

Kimler hatta?

Toplam 3 kullanıcı online :: 0 Kayıtlı, 0 Gizli ve 3 Misafir

Yok


[ Bütün listeye bak ]


Sitede bugüne kadar en çok 211 kişi Çarş. Ağus. 09, 2017 3:16 pm tarihinde online oldu.

Siir.Forumm.Biz

Anahtar-kelime


    z.e.r.a.n 3 yalan mavi

    Paylaş
    avatar
    LayezaL_
    Şiir Forum Moderatörü

    Şiir Forum Moderatörü

    üst
    Ad-Soyad : Sehran ayaz Seğmen.
    Nerden : ankara
    Okul İş : ----
    Cinsiyet : Erkek
    Mesaj Sayısı : 5
    Puan : 15
    Teşekkürler : 0
    Yaş : 29
    Lakap : Livaren
    Kayıt tarihi : 14/07/10
    Doğum tarihi : 20/06/88
    alt

    default z.e.r.a.n 3 yalan mavi

    Mesaj tarafından LayezaL_ Bir Ptsi Şub. 28, 2011 11:28 pm

    şimdi bana bakan ve anlamını beyaza düşmüş siyahta arayan gözler...
    hep aynı masallara saklanmadı sevda ve sonu hep mutlu bitmeyecek bilirim vururlar alnından sılayıda
    neden hep hep aynı şarkının nakaratında dolanırsın uğramazmı aşk sanada
    yoksa manzarası aynımı hep gözlerinin pencerene ay düşse bile rengi aynımı dilsizliğinin ...ama yok yook söndüremedi güneşi düşlerin
    söndür karanlığı bile görme sana uzanan ellerimin en beyazını kapat gözlerini kader kaleminden düşmedi daha yarınların
    kirpiklerinden bir şehir yarat içinde yaşanmamışlığının yaşattığı yaşlar olsun ..
    yar bir kurşun, elası namlusunda gecenin
    bense bir rüyayım belkide gözlerine uğramamış sitemin ..

    sen sadece tut ellerimden ben yaratırım hayallerine bile ağır gelen bir dünya kimse geçmez bu dipsiz körkuyunun yamacından oysa bir kapıdır hayallerinin sorduğu şimdi bak en dipsizliğime gözlerini hiç ayırmadan en karanlığın içine.. dalıpta gittiğin anda bulurum seni saçların kadar siyahtı aşk susturur yeminleride.. şimdi uzat ellerini gel benimle .....

    hadi gözlerimin elasından gir içeri ve sessizce kapat hasretinin kapısını ...
    o hiç görmediğin yüreğimin manzaralarına bir bak şimdi .
    yazılan her söz kalpten gelir adeta bir gizli şehir 7 kapılı her birine ayrı bir isim verdim zeran benim kalbimin 5. kapısı içinde hasret olan özlem olan her birininde bi ifadesi vardır altı tanesinin nuru aydınlatır yolumu içinde hala yaşanmış güzel hisleri barındırdıgım için ama en son kapı bilinmez bir şehirdir anahtarı kayıp hangi söz açar bilmem aşkı o şehre sakladım üzerinde gülsu yazan paslı yeşil bir kapı düşün sarmaşıklar geçer üzerinden dibinde sonbahar yaprakları sisli bir yerin ortasında tüm yaşanmışlıklar beni oraya getirir ama hala anahtarı olan o sözü bulamam bir yaşanmışlık eksik demekki diğer altı şehirden birer söz toplamam gerekecek en zirve duyguların tepesinden bir çiçek almak gibi elinde kurutmadan yetiştirmek ..

    ilk kapı ....
    1 sehran ( adım çagırır seni .belkide bir tesadüf ..gece yoludur bu yürüyüşün sadece kendini bulmak için değil keşkelerin yorulmasın duymak istediklerin için değil duyamadıkların için gelirsin ve yol biter nefsini susturunca sen

    aç kapılarını sonsuz aşkımın....


    2 livaren ( söz sadece kalbin aşka yansıması .elinden hasretim tutar hayalle gerçek arası belkide bir rüyadır gördüğün hergün farklı kelimelere uyanmak gibi bir yoldur süresini senin belirledigin bir rüya gerçekler seni uyandırdığında dönersin geriye yada böyle kurak bir çölde susar heveslerin

    aç kapılarını sonsuz aşkımın...


    3 nira ( kalbimin derinlerine inerken yeni bir yol bulur inancın kapılar aralanır duymadığın bir şarkı söyler rüzgar ve bir ankanın kanadına sarılmıştır hayallerin sen koşarsın peşinden o kaçar sürükler ardından belkide yıllar geçer uçurmak istersin gönlünü gönlümün seherine her özlem bir kestirme olur umutlarının bittiği anda bir vadiye varırsın susadığın o aşkla .suyun yansıması bukez yüzünü değil 4. kapıyı açar hadi bul beni yalan uykulara daldıgın gibi

    aç kapılarını sonsuz aşkımın ...


    4 mavera(ölümle yaşam konuşur sanki hiç yaşamamışsın gibi dünlerin silinir. karşına alevden bir uçurum gelir herşey bitti dediğin anda bırakırsın kendini inancının ellerinden suskunluğum tutar. bir dağın yamacında uyanırsın gururu bırakırsın geride meleklerin bile sustuğu şehir ..ve zaman çeker gözlerinden perdeyi sınırları yıkmaya başlarsın zamanla yaz zamanı kış olur en tepelerim ve bir gizli bahçe bulursun dört yapraklı yonca misali sana ölümün kıyısında bir mektup bırakırım önceden yüreyeceksen aşkıma eger solmuş bir gülün yapraklarındadır. gözyaşın düşünce o yapragı rüzgar taşır ve yaşlı bir ağacın dibine bırakır sen ismini yazarken çaresizliğinin kenarına bir kapı aralanır gökyüzüne gül yapragına tutunup varırsın işte o şehre

    aç kapılarını sonsuz aşkımın....

    5 zeran( gönül alfabende hiç tanımadığın onca harf .. sen dudaklarına kalbini düşürürsün artık geçmişinden geçersin önce seni bırakırsın. benim sen olmam için ...(seni bırak ben olcaksan)
    nedenleri susturursun artık ezeli aşkın yolunda yürürsün tüm sahteliklerden yoruldugun için yol biter bir körkuyu bulursun susadığın benmiyim yoksa heveslerinmi?
    hadi bak en dipsizine karanlığın... güneşi bulmak için gel bana. cesaretinin vurduğu bir kapıdır bu kez yürüyecekmisin aşka.


    aç kapılarını sonsuz aşkımın....







    6 reyyan( acılarının ve sabrının bedelidir..sesim duyulur artık uzaktanda olsa sen avuçlarımı ararsın geçtiğin onca yoldan bir gül toplarsın ve yaralı sözlerin yeminlerin birikir sonsuza varmak için uzun zaman geçer aradan yol bitti sanırsın birgün alışırsın bu şehre manzarası tıpkı günahını kaybetmiş hayallerin gibi oysa koca bir okyanusun en derinlerinde saklı nefesinin yetmediği kadar derinlerde bir kayıp incidir son kapı sen gördüklerinle tarif etme bende aşkı dalıp gittiğin aslında sadece bir yalan mavi.. ve artık tüm aldanışları bırakırsın omuzlarından terketmeleri ayrılıkları bir bir yamacından ve görünür uzaktan o kırmızı anka seni taşımak için sonsuz aşka
    ve artık sen olmuş tüm duygulara sorarsın o mu? yoksa biten rüyalarımmı hiç düşünmez dalarsın son kapıya varmak için son nefesinle kayıp inciye bakarsın öylece üzerinde
    ( ölümden sonra sen varsın) yazar son nefesin tükendigi anda sürükler seni okyanus yaşanmamış günyüzü görmemiş bir şehrin yamacına ellerin kanar kapıyı çalmaktan yerde kuru yapraklar yeşil eskisi paslı bir kapı mühürlüdür bir söz bir bakış açacaktır sadece kilitlerini ölüm bile yetmez bu bakışa .




    aç kapılarını sonsuz aşkımın....






    7. gülsu (sonsuzlugun diyarı) birgün yeminlerini aşkla susturmak için gelirsen ...açılır hiç göz değmemiş bir şehrin kapıları o gün aynı gözlerden bakarız işte ..
    ve tutsak olurum sana sende saklı olurum sadece senin olurum gölgende yaşarım aşkın son durağı .. artık hayat sana bilmedigin bir dili öğretmiştir gözlerinin sustuğu şehir burası öyle yakın olurumki sana ölümün ruhu taşıdığı gibi topragın suya kandığı gibi secdenin kıbleye düştüğü gibi aynı bedenin tek nefesi oluruz .....



    uyansın aşk ey yar hadi başlasın masal..............








    /Zєяคภ 3 yalan mavi......Zєяคภ 3 yalan mavi.....Zєяคภ 3 yalan mavi/




    Gördüğüm sen değilsen ben değildir gömdüğün

    belkide bu yüzden susuyorum ....


    duy bu en gizli tesadüfün sesi ...
    duy bu sahipsiz katreleri re'y-ül ayn gibi ...
    duy bu tanıksız yalvarıştır bir o tanır beni ...

    dil susunca göz konusur .. göz susunca yürek .. yürek susunca ben..... zeran
    dinle beni sus beni ...

    duyarmısın ya şimdi yaralım duyarmısın beni

    dön güneş beni unutmadan bende onunla batmadan

    duyarmısın gülyarası gecenin firarında kaldı dileklerim
    güldamlası olup süzüldü

    unutmayı ölüm bilince adım uyansın

    sen bitti sanırsın bu rüyayı livaren küllerinden doğar aşkın

    Adını suya yazmış yorgun hayallere çaresiz bir mültecidir sözüm

    Akar gider mağlup dünüme halsiz düşer her yeni günüm

    fırtına getirir ayak seslerini sanma bu şikayet beni bitirir.

    dağlara çığlık sattım özlemini kadeh yaptım gurbet masasında

    dudaklarıma söylemekten yoruldum zeran

    varlığın yokluğuna hissedar

    zeran aşk yalan mavi gözyaşın gibi

    bir umman bulurda seline katar beni

    koyamadım seni tenimin ıssız yanına bırakma beni

    kör bir esirdir yokuşlarım vurur

    sürgün yüreğinin tellerine mahkumluğunu

    yari verseler son nefes yerine canımın rengine

    beyazı bulur o yine en günahın içinde

    bitiyor zaman hilal çalmış mavisini çekiyorum parmaklarımın ucuna

    bir şiir gibi dolandım yamacında istanbul sensin yar

    kaybolmadım hala ıslak sokaklarında eylül koşardı

    aşk susardı yorgun rüyaların yaslı zindanlarında bir liman gibi ..

    bahar açmış koynuna avuntusunu ayırmadan yamaçlarından

    büyür hala ayrılığın

    yürürüm kestirme koşan ayaklarımın ıssız yanıyla sana

    istanbul sensin yar

    geçmişim o hasret yarısı caddelerin terkedilmiş telaşlarından

    tebessümler taşınmış zeran kiracı yanlızlıklardan

    . hangi adresindi bu kimsesiz mezar

    zeran bırakma beni aşk yalan mavi bulamam seni

    gözlerinin yorgun elası tanırmı maverayı

    şimdi o yanlızlıgın alnında

    şimdi o hasretin kapısında dilenci oldu sana beni ver bana

    asiydi üstelik aşk sensizliğin alnında

    çek tetiği zeran sahipsiz bir rüzgar gibi dolansın adım

    saçlarının sarısında

    o bulacak beni bilirim unutulmuş yeminlerinin ayazında

    yıldızlar verir selasını dünlerin

    kavuşmalar bitti artık zeran

    beni sür gözlerinin yalan değmemiş yarısına

    ağlama gözyaşın değmesin bana

    sen okunmamış bir roman gibi kalsan kafesinde sahipsiz düşlerimin

    geçmiş geri verilmezki karayazım sardı dünlerin izlerini anılara

    ve tek şahit istanbul benide unutur bu şehir birgün

    seni beyaz gelinlik beni kefen saracak o gün .

    yıllara sorma hiç bitermi sevdam sonsuza varacak..

    belkide hasretin tutacak senden önce ellerimi kadersizim

    ama seni ilk gözyaşım soracak inan

    dalarım şimdi bir an istanbul sen olursun

    son yeminim sorarım şimdi zeran sabahsız bir şarkı olursun

    tanyeli saklamış ruhumun duvarına

    Rayiha'nda arar o günahları sürgün etmiş hüznüne

    güz konsada bir uçurum bekler seni şerare gibi

    susuzluğun yangınlarımı sarsada suhansera

    dudaklarıma yasaklanmış adını duyan tövbeler kalır yanlız yanımda

    zeran gündoğmadan uykuların olurum birazdan

    ama birgün uykularım bile senin olur

    bak yanlızca seninim seninim küçüğüm acılar bedenimin bedelidir

    zeran duasız gömüldü bugün bir yalan

    çocuk bakışım kaldı sadece sana inanan

    nira gibi bak zeran o son resmi olsun sahipsizliğimin ezeli şahidi

    tende mızrap bende keskin olmasanda yedi rengin

    ben söylerim ey yar hesapsızca sevdim

    dudaklarında mühürlü yasaksız baharlar açmaz oldu karagülüm

    söyle beni rahzen bakışlarının dilsizliğine

    livaren en keskin sancıların vurulduğu yerde

    suçlu bendim sanki şimdi davalıyım gönül mahkemesinde

    hasretin tek sanık

    unutmayı ölüm bilince adım uyansın

    sen bitti sanırsın bu rüyayı livaren küllerinden doğar aşkın

    ağır gelsede dizlerime yalan sevdanın yokuşları

    kanımdan bir damla anlatacak seni tutsak yıllara

    şimdi karşına çıksam tanırmısın beni

    yoklugun içinde varlık arayan gözlerin matemi

    siler o pembe düşlerini karayazın gibi

    ağlarsan susturamaz o teselliyi avuçlarına tutsak etmiş

    yeminlerin gibi zeran kimler çaldı seni

    hani bir zamanlar gülkokan o meleğimdin

    hani hiç bırakmazdın ya beni

    diner sandım belkide bir an kapanmamış bu yaranın

    sele karışmış şubat kokan körpe yanı

    en çokta yokluğun üşütür zeran sahil soran dalgaları

    boyun büktüm yine küskün tebessümler peşinde bir yaralı söze

    elhan gibi vurur dileme aşk zamansız neylerim bırakıpta gittin

    şimdi aldanışların şikayetiyle geçiyor zaman

    hükümsüzlüğünün tesadüfsüzlüğünü sordugu bir bilmecedir tutsaklıgım

    azad ettiğin ne varsa çırpınıpta düşer aşkına

    ve hüzün tellerine konar ayrılık .. ama gitme

    kaderin haram tutan sayfalarını

    tövbelerin gibi yıkayacak bir şiir bıraktım geride

    dalıp gitmelerine yaslansa çocuk düşlerimin tebessüm sorgusu

    dön yar ayrılık ellerime uyar kelepçe gibi

    artık açmaz güllerim acıların yanağından

    tek kişilik olsada bu zindan

    beni bir sevda duyar şimdi anıların arasından

    tıpkı yanlızlığın gibi

    unutmayı ölüm bilince adım uyansın

    sen bitti sanırsın bu rüyayı livaren küllerinden doğar aşkın

    şahlanır ayazların voltasında bir rüzgar

    zümrüdüanka misali. kanatlanır sevdamın diyarına

    ve aşkı kanatır ruhumun sahipsiz yanını

    yar-i yaren muhtacım bir damla süzülen o yaşlı gülüşe

    ay küskün tenime

    zeran hepyekiyle düştüm dünlerin suallerine

    vuruldu saatlerim bir nazlı bekleyişin özlemiyle.

    ölüme çeyrek var tutuldum kaldım sessizce

    düş dilimden tutulmayan sözlerin öznesine zeran .

    avuclarının bebek beyazına sakla beni

    gelincik gibi açarım belkide bir türkü olur yüreğinden geçerken

    söyleyemedim seni zeran söyleyemedim

    hasret vurdular düşlerime inan

    yalan bakısların duvarlarına astılar hüzün güllerimi gel

    ölüm gelir aklıma ihaneti sürmüş gözlerine

    bu kaderin ilmiğini zeran

    daragacı oldun hayallerimi vuran .

    sen yarattın ben kul oldum ım

    günahlarını topla mahşerde sür alnıma

    acılarını yükle omuzlarıma

    vedalı bakışların acemisiyim teninin kokusunu ver cennetin kapılarına

    yıldızları ver bana sensizliği asıyorum

    sessizliğimin kenarına

    dilime geldin söyleyemedim seni

    mahkum edip geceleri vursunlar bileklerime

    gömsünler gözlerinin rengine

    kayan yıldıza tutunsam uğramazmı kirpiklerine

    sen kırık kanatlarına yol gösterdin

    hazan kapılarını çarptı gururum

    sığınırım şimdi o yüzünün bebek çizgilerine

    adını gömdüm uykularımın önsözüne

    beyazına sardım seni ellerimin

    üşürüm zeran ağlarsın o duymaz

    elis gibi uçurum taşır kokusunda

    ebrah çıkmaz sokaklar gibi ve sen olmak ..

    saçlarına leyal giydiren saatler gibi

    eşgalim çözülmekte dönüş bileti kesmemişim henüz ayrılığa

    adımı anar şimdi sabah olmamışken yar

    bir seraptım gönül denizinde duruldum

    bir fırtınaydım ayaklarına savruldum

    ezdin geçtin sen tanımadın

    şimdi aşkını vasiyet et yalan gözlere

    unutmayı ölüm bilince adım uyansın

    sen bitti sanırsın bu rüyayı livaren küllerinden doğar aşkın

    bana bir resmin yeter mateminle varacak taaa sensizliğe

    yıkılmışım kalmışım terkedilmiş bir sevdanın sokağında

    tek kurşun saklarım

    bu elimde kalan sahipsiz yüzük gibi

    oysa bağlamıştı seni bana bir söz bir yemin gibi

    beyaz gelinliğin sahipsiz kaldı şimdi

    vururum kadehleri yoklugunun duvarına zeran

    nefsimmiş meğer sarhoş olan

    bana unutmayı öğret senin gibi.

    yolunu kaybemiş bir şarkı düşer dilime

    .çırpınır ama gidemez yar anlamaz

    beni dağlar yankılandı o duymaz çığlıklarımı

    karakışların ayazlarında her melek

    bir kartanesi bırakacak semadan sehemlerine

    benim gönlümün nakışları bunlar

    pencereme düşen mevsimsiz gelen bir hayalperisi nin

    sılasına sernamedir...

    tanırım .şimdi tanıdığım o sokaklarda kayboldum

    zeran bırak o mutlu böyle tek başına dokunma dokunma..

    kurudum dalında açmadan

    ne tükenmez sonbaharsın

    aynalara sorarsın belkide kendini.yalan mavi

    yansıyan senmisin söyle anılar yüzleşir birgün gördüklerinle

    keşkeler geri verirmi seni şimdi

    . eski bir ezginin nakaratına düştüm duyarmısın söyle zeran

    rükusunu serdi yedi tepeli kentin ışıklarına çaresizliğim .

    ayrılık adımlarının sadakası olsun koş esaretin kentine

    ve bilinmezliklere..

    zeran aşk yalan mavi gözyaşın gibi

    bir umman bulurda seline katar beni

    failimeçhul yaralarım var yarınlara kelepçeli

    söyle beni yeminlerine ve daha tutulmamış onca sözlere

    gözlerimi tavaf eder sözlerin

    sen hala söyleyemediğimsin

    gurur düşmüş cesaretimin gölgelerine

    aşk sustu seni görünce

    ukdeler birikmiş ruhumun görüş günlerine

    bir omzum var bak gözyaşlarını saklayacak

    ne ağıtlar yakılacak geçmişin izleriyle .

    son nefeste beni sende boğacak lisanım.

    pusulasız sancılarımın deliyangınlarımın ortasında

    adın sağanaklaşır

    söndürür yorgun cesaretimin seherlerini zeran

    aynı limana demir atmışız bilmeden gözyaşımla .

    tutamazsın gidişini bırak o alev sarmış buzmavisi yamaçlarına.

    günah yoksulu avuçlarıma özlemini esir bırakma.

    manzarası hep aynı tuallerin sahibi daimi hakktı

    nasiplenmiş beklentim alnına düşeni.

    sahipsizliğimin bekçisi leyal

    hani sen susmuş bir yemindin ya

    şimdi yazıyorum sana unutulmuşluğundan

    bir gün okunur elbette gönül defterim mizan kurulunca livaülhamddan

    ey Dârüs's-Selâmın kapısında secdesi aşka susmuş kız .

    bir yolcu varki hükmü verilmiş çoktan

    infazına pranga yetmez

    seni saklayan bileklerine .

    cesaretim bile doğuştan yanlız

    çocuk gülüşümdün saklardım sürgün olmuş vedalara sustu kimsesiz halim

    .sığınsam ay ışıgı vurmuş teninin ıssız yanına

    nehruna düşmüş yüzünün yarısı

    .baktıkça susamışım sana kanmışlığımla geldim kapına

    dalgakıran mavilerine pençe vuran yeminlerin emanetisin dudaklarıma zeran

    ..pişmanlıklarımın ayaklarında aşkının cam kırıkları

    o sürgün şimdi avuntularına. yalan mavi

    her sevda birgün son mu yazar

    ben hala dolanırım cici avuçlarının en beyazında

    tenevimin gizli öznesi sanki

    ben tutsak o kaçak bana yasaksın yasak kadersizim

    sitemlerin bile sıla kokar

    anladımki her sevda birgün sonumu yazar

    sonumu yazdın bugünden

    kafeslenmiş kederin külleriyle adımı fitre et

    en tövbekar yeminlerine

    berzah yoluna kadem vuran ummanlardan seyret.

    korkardımya seni kaybetmekten artık affet

    gözümden bir damla düşer elimdeki resmine

    yar anlamaz beni duymaz

    yoksul heveslerim oldu gün geldi

    ben göğü kucaklayıp sarmak istedim aşkın gibi

    sen kırdın kırk yerinden kanatlarımı

    ölümler ıslandı bugün yoruldum narına yandı eylüllerim

    nasıl kıydın bana söyle nasıl bebeğim

    bak gül işlemiş gurbetinin kundağına

    .söyle sevdam beni şafak tutan şarkılara

    ve yorgun telaşlarına .ısmarlandım sanem gibi

    kan düşmüş dilimde isyan sancaklarına .

    kısık sesim uhde oldu risalim .

    şimdi bu şiiri senle söylemek vardı bilirim

    mülteci yanımın son kavgası

    ben yaralı bir gül düm hayat savurdu yerlere

    açmamıştım oysa hiç o tutsak bahçelerde

    silip gitmek bir kalemde sana yakışmaz dur dinle

    bitti masal bak son dediğin kirpiklerimde

    gidecek yerim yok kaldım bir başına sokağında.

    bir kez daha söyle sevdiğini duysun yanlızlığım

    özlemin dağlardan büyük korkarım senide kaybetmekten küçüğüm

    kapanmayan bir yaram var üstelik

    acılarım körkuyu melekler seni sordu kartanelerine.

    o hala düşmemiş dedim kirpiklerime

    rasyonel hayaller peşinde peşin ödenmiş korkusuz suallerim var benimse

    zeran hayat kısametraj bir mizansen

    ve hep aynı senaryolarda yarınları bulmaktı

    nefsinin kurumuş dudakları alnımdan öper

    geceyi susturmadan uyumazsın ninni olurum annen gibi

    uykuların bile tenimi özler

    ve bir sevda var zamansız üşümüş ruhumun üzerini örter

    hadi kapa sen gözlerini

    dizlerimi kırıpta çöktüm başucuna gündoğana kadar seyrederim

    aldığın her nefesi .bir beyaz bürünmüş kefen gibi

    sevgiliye son sözler

    uyandıgında ilk seni saran o sahipsiz bakışların

    yorgun elasıyım bırakma beni diye sarılırım gömleginin soğuk yanına

    unutmayı ölüm bilince adım uyansın

    sen bitti sanırsın bu rüyayı livaren küllerinden doğar aşkın

    rüzgarların sordugu saçlarım şimdi hasretin demir raylarında

    sen bu şehirden gidersin bende gördüğün her yerden birazdan.

    rüyaların çagırırdı beni.

    yüreğinin elleri üşüyünce bile aradığın çıglıklar benimdi

    ölüme hasret çırpan bir anka nın

    kırmızı kanatlarından tutabilirmisin şimdi beni

    zeran kayıp anıları yakardım hüzün rıhtımlarında

    bir fırtınada salıncak olmuş ve duvak açmış öylece bu şehir

    bu elimdeki kalem bile yazamaz sensizliği

    çünki seni tanımaz hiçbir şiir

    kagıdın beyazına ugramıs şeydalı sözler var sadece

    karaya vurmak için değil bukez çırpınışım sende boğulmak için

    elbette o yaralı gülüşüm vuracak kıyılarına birgün

    .gölge kuşan güneşlere o doğmasın artık

    yüreğimin pencerelerine .bir matemlik siyahı kaldı ağıtlarımın

    nasıl kıydın bana bu yaralı hallerin kalır yabancı yalvarışlara

    tek tesellim var adını yaz alnıma zeran

    yoklugunu vurdu aşkın saatleri ölüme beş kala

    kurtarsın ellerin tesellisiz sancıların uçurumundayım

    en temiz günaha aşk yazılırmı? zeran

    o beni sildi çoktan gönül defterinden

    namlusu alnımda hala sözlerinin .

    yıldızlar taşınırken gecelerimden o dolunaydı oysa

    bilmezler küçüğüm katran karası yangınlarına

    bir cemreyle düşen son miraydı ( dareyn )

    sen aşk denizinde karaya vuran bir denizkızıydın

    sevdan bir kumtanesi olsa

    yinede bir damla yagmura ağır gelir

    ya kumsal kimindi zeran ? okyanusları bile boğan

    bıraktıgın ne varsa en tenhalarında soluklanıyorum

    gurbetin ömrümün beşinci mevsimi zeran

    beni susar ayrılıklar mim çekmiş sancılara sardım tövbelerimin yarısını

    isyanım katıksız eylemler peşinde

    sevdamın vitrinlerine asıldı dualarım yalan mavi

    yamalı hecelerin meydanlarında sahipsiz bir silüetim

    ya vuslatın içinde bir secahat yada

    serden geçen bir sevdakar olmakmış sende yaşamak denizyıldızım

    hani tanyeli saklardı susardı bizi

    gurur vurdu yerlere en körpe yanımı

    bu masalda biter yetişmez ona sesim neylersin

    livaren hüküm giymiş sensiz yarınlara

    kim çizer kaderin suallerini zeran ?

    kayıp güllerin dikenlerimi kanatır dünleri ?

    tutamazsın kan damlar yarınlara hazan dolunca

    o masumlugun yaslı yüzüne dolunayı bekler gibi çizecek güneşi yalan mavi

    hasretim adını bırakır satırlara

    sayıklandım yine sebepsiz yüklemler peşide o gurur tutan nefsinin namlusunda

    sanma kabullenir gidişini çaresizliğim sitemlerin bile hala tutsak

    son yeminim hani benimdin ?

    İnzivaya çekilirdi ben ağlarken o hayal perisi,

    Izdırabımın titrek sesinde duyulmaz dilekleri .

    Vicdanın kör odalarında saklanırdı acıtan anılarım.

    Mühür dilimde, yalnızlık işgalinde çaresizce yağardı yağmurlarım.

    Ve her savaşın sonunda kaybedilenlere karşılık süslenmiş bana hediye bir cefa.

    kilitli kalsın zeran yaşanmamış anılar.

    hüzün günlüğünde bir gül kurutursun

    kaderi kim kefen yapmış aşka unutursun.

    sen degil baharlar sana geç kaldı

    açmamışsın oysa yüreğimin saklı bahçelerinde

    şimdi duymazsın bilirim küçüğüm

    Kurumuş en derin kuyularımda yankılanır adın

    Kimsesiz çölümde kayıp bi vahadayım

    Hayallerime çekilen perdeyi sen açtın

    Dile gelmezdi içimde kıvranan kelimeler,

    Sus yasaklarında sanki her biri


    kaleme sıgınanlarsa şikayet değil aşkına önsöz

    *Kör gözlerimin yalan gördüğü çıkmazlardayım*

    düşlerimin siyahını büyüttüğü kundaktayım

    kimsesizliğimmi yoksa sensizliğimmi tutar ellerimden zeran

    Karşılıksız harcanan bir ömrün sessizliğine sarılır bedenim

    Yokluğuna kefaret bıraktığım hayallerimde gömülü kaldı onca acı

    söyle kadersizim kim soracak şimdi dağlara kayıp türkümüzü

    gördüğüm sen değilsen ben değildir gömdüğün

    belkide bu yüzden susuyorum ......






    onun yüreği nefsinin ellerinden tutar hala ..

    belkide bir masal bulur kendine (aşk) diye

    ve öylesine dalıp gitsede bilmezki

    livaren en derin rüya bir uyansa......

    ( Suhansera )

    zeran... maviliğine giyinmiş zaman
    sevgili gönlümde uyanan gizli hicran
    aşkın gözlerinde bir damladır sehran
    masallara uyku satan


    kader olsan yazabilirmisin beni
    hasretin namlusunda kurşun olsan vurabilirmisin beni
    hadi söyle karayazım kader olsan ölüm olsan tenim olsan
    senin gözlerinle bana ağladım masallara sıgmadım uykuların özledigi sehrandım bir adım atsam sana kaybolurum zeran
    ben ki gecenin kirpiklerinden düşen o sevdaya vurgunum
    sensizliğe yolcuyum
    gözyaşın düşer hasretin rengine avuçlarında sonsuzum
    ölüm aşkın kundağında zeran
    seherlere sarmış beni teninin beyazı
    seni sustum dilsizliğime
    gülkurusu hayallere düş giyindim zeran .

    sen ömür bahçesinde gizli bir gül olsanda yaşanmamış bir hüznün ortasında
    karayazınla yarım kaldığını sandığın anda
    sabahsız bir yemin
    kayıp dualarının seher kapılarına vursada
    ve hasret günahını sıyırsada
    en keskin bıçak gibi açılmamış yaraların izlerini kapatır sandığın
    kör bakışların emanet tesellilerini susturacak Livaren
    zeran kaderin kayıp saatlerinde vur beni
    aşk ölüme değdiği ve bukez bitti dediğin anda bul beni

    aşkın seraplarında yaşanmışlıgını yaşanmamış yarınlarımda
    tutsak eden bir yoklugun hasret çırpan kanatlarına
    varlıgını saran keşkelerim var zeran..
    şimdi yari sarsamda kanayan yaralarıma o yangınlarıma yarınsız koşar belkide
    yalanı yaslarken yas tutan yasaklarımın göz yaşlarına ..
    bende kurak sevdalar alevine çöl yetmez kanmışlığın izleri var
    onda yaşanmamış yılların hüzün kokan kayıp yağmurları

    zeran.. sevdan söylenmemiş bir sözün livasında kayıp bir rüya
    bana uyansın uykuların adımın elyes çıkmazında

    yokluğun alnımın kara yazgısı
    varlığın yalan aşkın kör sancısı

    yetim tebessümlerimin çizgilerinde uyu zeran
    gecelere çizerim resmini sensizliğin bakar ağlarım
    sürme çekmiş ayrılık karagecelere hüzün kokan güllerin beyazına vurdu beni
    yarınımı düne koyduğun beni geri ver zeran


    nazlıdır matem sarmış kıdemli acılarım
    sen bir çölün yangınlarına karışırsın bense sana susarım

    üstümde kagıdın nokta arası molalarında tesadüfsüz sığınan
    yaz görmemiş yamalı kelimeler ve ben fiyakalı bir yanlızlığı giymişim üzerime
    failimeçhul notaların sitemlerine karışıp sıratın yarısını yaralarım geçerken
    dizlerimde ikindisi susmuş bir öfkeyle yalanı rüşvetle çizerken , sözlerin gözlerime
    sen sılasız yeminlerin vasikalanmış ve tutuksuz yargılanmış suçüstü sancılarısın zeran
    eteginde dizüstü tövbelerin saklı , günah koşan bakışlarına kaldırımlar yetişirmi
    yağmur ya/saklı..

    sana dokunmasın cennet güllerinin dikenleri bile ben acırım ellerinden önce .

    hayat ustamdır dizimde paslı yokuşlarım

    elimde onüç ondört yaşanmamış acılarım
    diş tutmuş sitemlerin kenarında boşa döner dualarım

    zeran...en çokta suskun kışlarımı belkiliğine giydirdiğin zamanlar üşümüştüm
    karbeyaza çalan acemi rüyalarımı uyandır hasretinin sabahlarından
    aşk yüzüme haram katar ,yar aynaları ruhumun beyazına asar
    o güz değmemiş yaban gülün yapraklarında hala yalan açar

    karayazım vurdu kaderin rengine zeran hasretindir yoklugu zamansız vuran


    kalabalık tümcelerin voltasında vardığım
    sahipsiz düşlerin ayazında kaldıgım
    sıla kokan sevdaların vuslatına daldığım
    ve nalezen bir kayıp rüyadır zeran
    sevdakar uykularından sehrankarca sayıklandım

    kundağımda dolunay mavisi yarım düşler
    narince ve kumral yalanların kıyısında yüzer elya
    usulca çekiliyorum gönül perdelerinin kış bekçisi takvimlerinden

    ahu zarına dem tutmuş ölüm açan düşlerin son yapragındadır adın

    kirpiklerinse rehber hazan soran ve idam tutan saatlerin kışbeyazında
    kardelen açan kaderin lal kesiği yoksul tümcelerinde

    seyre duran mimli dudakların refakatçi a/yazında ...
    kesin hükümlerin satılmış kiracı yanlızlıklarıma
    parantez içi mutluluklar kalır aşk soran çıkmazlara

    kefenim seherden , sevgim öldüren , aşkım ateşten esen eylül zeran

    sehr/an gelir unutursun sende
    aşk savrulupta gittiğin kayıp bir rüyamıydı söyle

    dalıp gitme bana böyle ........


    /Zєяคภ 3 yalan mavi......Zєяคภ 3 yalan mavi.....Zєяคภ 3 yalan mavi/



    sehran คyคz รєğ๓єภ
    Livคгєภ /LayezaL



















      Forum Saati Ptsi Eyl. 25, 2017 10:25 pm